|
Yüksek yatırım
Franchise alan, genellikle sisteme girebilmek için bir franchise giriş
bedeli ödemek zorunda kalmaktadır. İşlek bir dükkanı devir alırken
verilen hava parası gibi, avantajları olan ve bağımsız bir işletmeden
daha fazla para kazandıracak bir sistemi alırken de, bir bedel ödenmesi
söz konusu olmaktadır. İşletmenin özelliklerine göre onbinlerle ifade
edilen rakamlar talep edilebilmektedir. Bunun yanı sıra, franchise
işletmeler belli teknolojileri kullanan, belli kalitede üretim yapan,
belli standartlara uyan yerler olduklarından, bağımsız bir işletmecinin
belki de seçmeyeceği kadar pahalı malzeme ve ekipman kullanmaktadırlar.
Bu nedenle benzeri işi yapmak için gerekecek miktardan biraz fazla
yatırım yapılması söz konusu olabilmektedir.
Yüksek işletme gideri
Franchise alan, kendi masrafları dışında çoğunlukla franchise verene de
bir miktar franchise kullanım bedeli ödemek zorunda kalmaktadır. Bu
miktar genellikle ciro üzerinden alınmakta ve hizmet satanlarda yüzde
4-8, ürün-marka satanlarda yüzde 0-3 arasında değişmektedir. Bunlara ek
olarak yüzde 2-5 arasında reklam fonu ödemeleri de gelmektedir.
Franchise işletmeler, belli kurallara uydukları ve vergilerini düzenli
verdikleri için, benzeri işi yapan bağımsız rakiplerine göre giderleri
daha yüksektir. Bunun nedeni esasen franchise işletmelerin pahalı
çalışması değil, rakiplerin kanunsuz çalışması ve haksız rekabet
yapmalarıdır.
Güdümlü çalışma
Bazı yatırımcılar, işlerini bildikleri gibi yapmaya büyük değer
verirler. Yapılanın doğru veya yanlış olması değil, onların kararı
olması onlar için en önemli unsurdur. Bu gibi yatırımcıların franchise
almaları halinde kendilerini sürekli baskı altında hissetmeleri,
kuralların yanlışlarını yakalamaya ve kuralların dışına çıkmaya
çabalamaları kaçınılmazdır. Zaten bu gibi kişilere franchise verilmemesi
gerekir.
Katı kurallar
Küçük işletmecinin “kendi işinin patronu” olduğu ifadesi sık
kullanılmakta ve yanlış anlamalara yol açmaktadır. Aslında küçük
işletmeci, işinin emrindedir. Başkasının işinde çalışırken izin zamanı
gelince arkasına bakmadan gidebilen kişi, kendi işi söz konusu olduğunda
eğer kendi eksikliğini gideremiyorsa yıllarca tatil yapamayabilmektedir.
Başkasının işinde çalışırken sıkılınca başından attığı müşterilerin,
kendi işinde her kaprisini çekmek zorunda kalmaktadır. Kendi işini
yapmayı, istediği gibi davranma, istediği zaman çalışma, sıkıldığı zaman
bırakma olarak gören kişilerin, franchising sistemini “çok katı”
bulması kaçınılmazdır. Zaten bu gibi kişilere franchise verilmemesi
gerekir.
Devir ve terk kısıtlaması
Kendi işini yapan kişi, kişisel nedenlerle istediği zaman yatırımını
heba etme pahasına işini bırakabilir veya devredebilir. Franchise
işletmelerde işletmecinin kişisel nitelikleri çok önemli olduğundan,
franchise anlaşmaları genellikle devire kısıtlamalar getirmekte, işi
terk halinde tazminat öngörmektedir.
Bununla birlikte, franchise verenler devir ve terk halinde yeni gelenden
franchise giriş bedeli alacağı ve kendi markalarının daha iyi temsil
edileceğini bildiklerinden ötürü, genellikle zorluk çıkarmamaktadırlar.
Yaratıcılığın yok olması
Franchise alan, işletmesindeki her türlü iş akışını öngörüldüğü gibi
yapmaya çalışır, kendinden bir şey katmazsa, yaratıcılığını kaybetmesi
kaçınılmazdır. Franchise alanların bir kısmında, kişilik özelliklerine
bağlı olarak, bu durum yaşanmaktadır. Aslında franchise sistemleri
yaratıcılığı yok etmemesi, tersine özendirmesi bu yararlanması gerekir.
Örneğin bir franchise alan yeni bir fikirle geldiğinde franchise veren
bu fikri değerlendirir, uygulatır, başarılı bulursa tüm sisteme yayar.
Yaratıcılığın yok olduğu saptaması, yaratıcılığı olmayan franchise
alanlar ve sistemini iyi çalıştırmayan franchise verenlere has bir
durumdur.
Satın alma özgürlüğünü
kaybetme
Franchise alan, çoğu sistemde satın almalarını belirli yerlerden
yapmak zorunda kalmakta ve pazarlık şansını kaybetmektedir. Rekabet
kanunu ile bu durum önlenmiş olsa bile, kalitenin ve standartların
sağlanması gerekçesiyle franchise alanın istediği yerden istediği
markayı alması mümkün olmamaktadır.
Ülkemiz şartlarında kalite farkı, garanti vermemesi, raf ömrünün azalmış
olması, spot piyasa vb. gibi nedenlerle her ürünün “daha ucuzu”
işletmelere teklif edilmektedir. Bazen de gerçekten franchise veren
dışarıdan alınan ürünler üzerinden yüksek kar beklemektedir. Çoğu
sistemde bundan ötürü franchise alanın zararı olmasa bile, hemen tüm
sistemlerde franchise alanlar pahalı aldıklarını düşünmektedirler.
Anlaşmanın kötüye
kullanılabilmesi
Franchise anlaşmaları, genellikle franchise veren tarafından uzun
uğraşılar sonucu hazırlanmış ve franchise vereni koruyan anlaşmalardır.
Sistemin standartlarının korunabilmesi ve kötü niyetli franchise
alanların marka imajını zedelemelerini engellemek için bu durum makul
karşılanabilir.
Ender olarak franchise verenin kötü niyetli olması halinde, franchise
alan ciddi zararlara uğrayabilmektedir. Anlaşmaya dayanarak yüksek
fiyatla mal satışı, satılamayan stokların franchise alana devredilmesi,
sudan bahanelerle anlaşmanın sona erdirilmesi, çok yakınına aynı marka
ile yeni ve büyük bir franchise daha verilmesi yaşanabilir. |